Azerbaycan bilenleri ve
aydınları öz içlerinde birbirleriyle danişip,
yazışıp ve bildiklerini bütün milletle
paylaşmalıdırlar. İran fars filterinden geçmiş
kitaplardan yazılardan qazetlerden yox belke öz
araşdırmalarından ve yeni araşdirmalardan ve ya
quzey azerbaycan ve Türkiye bilenlerinden alınan
bilgilere dayanaraq Güney Azerbaycan milletine
bilgi vermeye çalismalidirlar. Geçmişimizi
yalanlayan ve danan ve deyişdiren qaynaqlardan
uzaq gezilmeli. Bu qaynaqlar çoxunluqla fars
qaynaqları ve onlardan yararlanmiş batı
qaynaqlarıdır ki geçmiş 80 ilde İran fars
şevenistleri terefinden yaradılmış ve dünyaya
tanıtılmışdır. Bizim aydınlarımız, bilenlerimiz,
ve araşdırıcılarımız Azerbaycan tarixini yeniden
açıp söküp yeniden inşa etmelidirler. Bu bir
binaya benzer ki onu bizim düşmanlarımız bize
tikmişler. Bu binanin kökü eyridir, onda
işlenilen kerpicler ağaclar demirler yalançi
kerpicler ağaclar ve demirlerdir. Bu bina
uzaqdan belke de yaxçı ve avand görünür. Ama bir
bina uzmani onun eyri ve saxta olduğunu hemen
görür. Azerbaycan tarixini özgeler ve ya
özellikle düşmanlarımız yazmışsa bizim
aydinlarımız bizim bilenlerimiz bizim tarix
yazanlarımız o tuzağa düşmemeliler ve o tarixi
pozup yeniden yazmalidirlar. Rusların ve ya
farsların filterinden geçmiş tarixi qebul eden
Azerbaycan'lının halı bir zeherlenmiş kişiye
benzer. Eger bir insan zeherli yemek yemişse onu
bir bilen adamin yanina götürerler. Doktur her
şeyden once zeherlenmiş xestenin qarnın yuvar ki
zeheri onun bedeninden çixarsin. Ondan sora
başqa davalar ve ilaçlar ona verer. İndi bizim
milletimizin çoxunlugu 80 ilden çoxdur ki
beyinden zeherlenmişdir. İçimizde özlerini
aydin, alim(bilen), doktur, mehendis,
intelektual, demokrat, solçu sağçı, ve modern ve
post modern ve başqa başqa aldatıcı adlarıylan
aparanların çoxu da bu zeherlenmekden amanda
qalmamışlar, ve ya üzüntüyle demeliyik ki çox
zamanlar zeherliyenlerin ozlerinden ve ya
ajanlarından olmuşlar. Nece ki yatan yatanı
oyadabilmez, yatıran da ki yatanı oyatmaq heç de
yararına değildir. Düşüncemizce bizim indiki
durumda, bizim içimizden çixan ve bize düşman
olan sözde aydınlarımız aradan
götürülmelidirler. İçimizde bir ata sözü vardır:
ağacı öz içinden qut yeyer, indi biz bu ağacı
qutlardan qurtarmalıyık. Bütün varlıqları bizden
olan bu qutları yandirip qurtuluş savaşinın
tustusunde boğmalıyık. Olara heç umut yoxdur.
Onlardan heç bir şey ummamalılık. Azerbaycan
Türkünün içinden çixan fars şevenisminin bizim
içimizde başçisı olanlarla acımasızca
davranılmalıdır. Onlar ağac uste oturup ağacı
kökünden kesenlerdirler. Özlerini Türk
adlandıran ama bizi küçümseyen ve farsı başimıza
mindirenler temizlenmelidirler. Bunlar ormanı
qıran baltanın qulpudurlar. Bunlar düşmanın
bizim içinde güvenceleridirler. Azerbaycan
ailelerinden çixan, Azerbaycan suyunu içmiş, eti
sümüğü Türk olan, ama Azerbaycan Türkünü
farsların eyağı altına atanların yaşamaq heqleri
yoxdur. Onlar bu heqqi analarinin dilini dananda
ve fars dilini bizim ağzımıza soxanda elden
vermişler. Onlar insanlar arasında sivil bir
toplumda yaşamaq heqqini o milletin bütün
varlığını duşmanlara satanda elden vermişler.
İranın içinde ve xaricinde güc, siyaset, bilim
ve başqa alanlarda yuksek meqamlarda ve
seviyelerde olan Azerbaycan Türk kökenli
Azerbaycan düşmanlarının zamanı başa çatmistir.
Bu, hemen yuxarıda sözünü ettiğimiz dokturun
zeherlenmiş insanın qarnını yumağa benzer.
İranda ve xaricde Türk kökenli Azerbaycan
düşmanları ilk once aradan götürülmelidir. Güney
Azerbaycan bir can ve bir beden ve bir bütün ve
birge olaraq hereket etmek isterse öz canından
öz bedeninden bu mikrobları öldürüp
defetemelidir. Bu aşama düzgünce heyata geçmese
başqa aşamalarda böyük çetinliklerle qarşi
qarşiya qalmaq mecburiyetinde olacağık. Demek
hemen bu sözünü ettiğimiz düşmanlarımız yarın
Güney Azerbaycan qurtuluşunun sabahında en öne
geçip ozlerini gene de millentimizin önüne
yerleşdirip satqınlıqlarına yeni ciltlerinde
devam edecekler. Böyle olabileceği indiden
bellidir. Başqa milletlerin herketlerinden ve
inqilablarından alınan tecrübeler buna buyuk
tanıqtır.
Gelecek Azerbaycan Türkünündür
Sayqılarımla